reklam
reklam
Bugun...
Savcıdan o polisler için flaş talep
Tarih: 05-05-2014 15:19:00


Adana'da yasadışı dinlemelerle ilgili 9 polis hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi.

Savcıdan o polisler için flaş talep

Adana'da yasadışı dinleme iddialarıyla ilgili 9 polis hakkında hazırlanan iddianame Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Savcı, polisler hakkında yakalama kararı çıkarılarak tutuklanmalarını talep etti. Dosyadaki tek delil ise polislerin imzaları ve paraflarının bulunduğu ‘dinleme talep formu’ oldu. Mahkemenin polislerin tutuklanıp tutuklanmayacağına dair kararını önümüzdeki günlerde açıklaması bekleniyor.

Başbakan Erdoğan’ın ‘vatansever savcı’ olarak nitelediği Adana Cumhuriyet Başsavcı vekili Ali Doğan tarafından hazırlanan iddianamede telefon dinlemelerine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin görüşlerine yer verildi. İddianamede Hakim ve savcılarından da aralarında olduğu 4 kişi şikayetçi olarak yer aldı. İddianamede polislere “Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği, İftira, Suç Uydurma, Haberleşmenin Gizliliğini İhlal, Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması, Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Kişisel Verilerin Kaydedilmesi” suçlamalarında bulunuldu.

SORUŞTURMA NASIL BAŞLADI?

İddianamede soruşturmanın hakim ve savcıların şikayeti üzerine başladığı ifade edildi. Soruşturmanın nasıl başladığı şu şekilde anlatıldı: “Şikayetler üzerine yapılan incelemede karar kartonlarında söz konusu isimlerle ilgili dinleme kararlarının yer aldığı görülmesi üzerine söz konusu kişilerin yasa dışı dinlendiği iddiasıyla ilgili Adana Cumhuriyet Başsavcılığımızca çeşitli soruşturmalar başlatılmıştır. Bu kapsamda Müşteki (Adana 3 ACM Başkanı) Süleyman Köse ve Müşteki ( Adana Cumhuriyet Savcısı ) Şükrü Uçkan'ın cep telefonlarının sahte isimlerle IMEI numaraları üzerinden yasa dışı dinlendiği iddiasıyla ilgili soruşturmada 2014/20181 Sor. Numarası üzerinden başlatılmış ve sürdürülmüştür.”

Savcı Doğan’ın hazırladığı iddianamenin ilk bölümünde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 'iletişimin gizliliği ve özel hayatın korunmasına' ilişkin kararları anlatıldı. Son bölümünde ise şüphelilerin savunmalarına neden itibar edilmediği ve Türkiye ’de yapılan yasal dinlemelere ilişkin tespitlere yer verildi. Dosyadaki tek delil ise ‘Dinleme talep formu’ üzerindeki imza ve paraflar.

‘DİNLEDİĞİ İDDİA EDİLEN POLİSİ TANIYORUM’

İddianamede şikayette bulunan savcı ve hakimlerin ifadelerine de yer verildi. Cumhuriyet Savcısı Şükrü Uçkan, adına kayıtlı telefon numaralarını Star Gazetesi’nde geçen haberde okuduğunu ve telefonunun 3 ay boyunca dinlenildiğini öğrendiğini ifade etti. Uçkan, dinlemeyi yaptığı iddia edilen polislerden sadece İkinci Sınıf Emniyet Müdürü İsmail Bilgin'i çok iyi tanıdığını belirterek, şunları söyledi:

“O da beni iyi tanır. Ayrıca diğer polisleri ismen tanımıyor isem de dinlemede görev alan tüm polis görevlileri beni çok iyi tanır buna eminim çünkü kesintisiz 8 yıl Adana Suçüstü ve Müracaat Savcılığı yaptım polisler her işlemlerini Müracaat Savcılığıyla yaparlar. Bu nedenle beni Adana' da tanımayan polis yoktur. Bu nedenle bu dinlemenin benim telefonum olduğunu bilerek yapıldığını yani kötü niyetli yapıldığını düşünüyorum. Ben bu kişilerin benim dinleme kayıtlarımı arşivlediklerini düşünüyorum. Yine ben haricen öğrendiğime göre aynı Emniyet görevlileri Adana Adliyesi'nde pek çok Hakim Savcıyı ve belli mevkilerdeki kişileri de benzer yöntemlerle yasa dışı dinlemişler. Genelde de kararı Adana TMK Mahkemelerinden almışlar. Bu nedenle ben bu olayda iyi niyet olduğunu düşünmüyorum. Ayrıca ben tümünden şikâyetçiyim.”

3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Süleyman Köse de ifadesinde 6 ay boyunca sahte isimle dinlendiğini belirterek, polislerden şikayetçi oldu. İddianamede şikayetçi olan hakim ve savcıların ifadelerinin noktası virgülüne aynı olması ise dikkat çekti.

POLİSLERİN İFADELERİ

İddianamede şüpheli sıfatıyla yargılanan 9 polisin ifadesinin tamamına yer verildi. Polislerin ifadesi özetle şöyle:

Fevzi Mert: “Ben Adana İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde Büro Amir Yardımcısı ( Komiser Yardımcısı ) olarak görev yapıyordum. Ben dinlemeye esas bu IMEI numaralarının nasıl tespit edildiğini bilmem. Bu dinlemelerde sadece talep formu bulunmaktadır. Memur ihbar ya da duyum tutanağı yoktur. Önleme dinlemesinde illa ki memur raporu olacak diye bir kaide yoktur. Ben yukarıda belirtilen Hakim Savcıların ve kimliği kullanılan kişilerin bilgilerinin nasıl temin edilip talepte bulunduğumuzu bilmiyorum, hatırlamıyorum. Ben bunların kamu görevlisi olduğunu, Hakim Savcı olduklarını bilmiyordum.”

İsmail Bilgin: “Ben Emniyetteki İfademi tekrar ederim. Ben 2012 yılında Adana İl Emniyet Müdürlüğü'nde İstihbarat Şube Müdürü olarak görev yapıyordum. Arama kararında ben ve benden sonraki İstihbarat Müdürünün ismi vardı. Ancak en son İstihbarat Müdürünün ismi yoktu. Bende bu nedenle R. listede neden yok diye sordum. Çünkü biz varsak o da niye yok diye düşündüm. Yoksa R. İle ilgili somut bir iddiam yoktur. Ben hukuksuz herhangi bir işlem yapmam. Burada kesinlikle farklı isimlere farklı talepler olduğunu bahsettiğiniz işlemlerin emrini vermedim. İmzam vardır çünkü bana o şekilde gelmiştir. Benim hepsini kontrol etme durumum yoktur. Ben suç işlediğimi düşünmüyorum.”

Mehtap Avcu: “Ben Adana İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü Teknik Operasyon Büro Amirliği'nde yazıcı olarak görev yapıyordum. İçerikle ilgili bir görevim yoktu. Herhangi bir bilgim de yoktu. Dinleme bölümünde değildim. Biz hiçbir evrakın içeriğini ve mahiyetini bilmeyiz. Sadece yazım ve büro işlemlerini yaparız. Sekreterya görevlerini yaparız. Bu nedenle benim istihbari bir görevim yoktu. Bu nedenle suçsuzum ve sadece yazım işlerinde görevliydim. Suçlamayı kabul etmem. Uzlaşma kapsamında kalan suç olursa uzlaşmak isterim...”

Ramazan Kasap: “Ben İstihbarat Şube Müdürlüğü Teknik Operasyon Büro Amirliği'nde yazıcı olarak görev yapıyordum. İçerikle ilgili bir görevim yoktu. Herhangi bir bilgim de yoktu. Dinleme bölümünde değildim. İstihbaratın tüm bölümlerinden gelen evrakların büro yazılarını ben, Mehtap AVCU ile beraber yapıyorduk. Bir de Bayram Alidoğru isimli polis memuru da büronun yazım işleri ve kararları getirip götürme işlerini yapıyordu. Biz hiçbir evrakın içeriğini ve mahiyetini bilmeyiz. Sadece yazım ve büro işlemlerini yaparız.”

Abdullah Karaca: “Ben İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde Başpolis olarak görev yapıyordum. İstihbarat şubede o tarihlerdeki dinlemeyi Ahmet ŞENAL ve Hasan SERÇE isimli polis memurları yapıyordu. Onlar izinli olduklarında veya bir işleri olduklarında ben dinleme yapıyordum. Kısa süreli oluyordu. Ben normalde resmi yazı ve yazışmalardan sorumlu oluyordum. Dinleme kararlarını da ben yazdığım için aidiyet numaram da geçiyordu. Ben dinleme yaparken dinlediğim kişilerin Hakim Savcı ya da Ağır Ceza Başkanı olduklarını bilmiyordum. Dinleme sırasında Hakim Savcı gibi bir söz duymadım. Zaten istinat edilen suç unsurları varsa o konular dinlenir. Biz oradaki isimlere karar almıştık. Hakim Savcı olduğunu bilmiyorduk. Dinlerken de hiçbirinin Hakim Savcı olduğunu anlamadık. Çünkü dinleme yaptığım dönemde konuşmalarda hiç Hakim Savcı sözü geçmedi. Arayan ya da aranan savcım ya da hakimim gibi bir tabir kullanmıyordu. Ben Hakim Savcı olduklarını bilmiyordum. Sürekli dinleme yapmadığım için Hakim Savcı olduğunu fark etmedim. Ben suçsuzum savunmama ekleyeceğim bir şey yoktur.”

Ahmet Şenal: “Ben İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapıyordum. Ben Hakim Savcı dinlediğimi kabul etmiyorum. Ben dinlediğim şahısların kim olduğunu bilmiyordum. Biz sadece kulaklık takıp dinlemekten sorumluyduk. İlk 15 saniyeyi dinlemiyorduk. 15 saniye 15 saniye atlayarak hızlı bir şekilde dinliyorduk. Hakim Savcı kelimesinin geçtiğini hiç duymadım. Birbirlerine Hakimim Savcım diye hitap etmiş olabilirler ama ben duymadım. Biz öyle birisini dinlemedik. Yüzlerce görüşme geçiyor hepsine hızlı bakmak zorunda olduğum için Hakim Savcı ile ilgili bir şey duymadım. Suç unsuru olsa bildirirdim.”

Hasan Serçe: “Ben İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapıyordum. Ben o tarihte istihbarat şubesinde dinleme yapmakla görevliydim. Ben Hakim Savcı dinlediğimi kabul etmiyorum. Ben dinlediğim şahısların kim olduğunu bilmiyordum. Biz sadece kulaklık takıp dinlemekten sorumluyduk. Biz tüm numaraların hepsini tamamen dinleyemiyoruz aralarından seçerek suç unsuru olup olmadığına bakarız, varsa ilgili büro amirine aktarırız, bu nedenle Hakim Savcı hitaplarının geçtiğini dinlemelerde hatırlamıyorum.”

Ertuğrul Yetkin: “Ben Adana İl Emniyet Müdürlüğü'nde İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yapmıştım. Ben suçlamayı kabul etmiyorum çünkü buna ihtiyaçta yoktur. 31/01/2012 tarihli talebe ilişkin olarak Şube Müdür Vekili olarak görev yapıyordum. İKK bürosu direk şube müdürüne bağlıydı. Ben talebi Mahkemeye iletmek için evrakı imzaladım. Ben Hakim Savcıyı yasa dışı dinlediğimi kabul etmiyorum. Sorumluluk alanımda olmayan bir büronun faaliyetini de bilemem. Müdür vekili olmam nedeniyle evrakın Adliyeye bir an önce gitmesi için imzaladım. Bunun gibi yüzlerce dinleme talebini Mahkemeye göndermekle yükümlüyüm. Ben bunların kimlere ait olduğu hangi meslekle uğraştıklarını bilemem. Bununla ilgili zamanım da yoktur. Ben esasen Şube Müdür Yardımcısı olduğum dönemde istihbarat şubede aşırı sağ aşırı sol ve legal bürodan sorumluydum. 9 ilin de dinleme talebi bizden geçiyordu. Çok yoğun bir evrak akışı vardı. Dinleme taleplerinin usule uygun şekilde tektik edildiğini bildiğim için o kısa sürede dar vakitte imzalamak zorunda oluyordum. Tetkik etmek mümkün değildi. Dinleme talep forumlarında gerekçe yazar , bunun dışında herhangi bir tutanak tutmak zorunlu değildir. Sadece dinleme talep formu da yeterlidir. Kesinlikle Hakim Savcı dinlendiğine dair bilgi almadım. Ayrıca ben suç işlemediğimden uzlaşmayı kabul etmem.”

Aytaç Akyol: “İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde görevim teknik, bilgi işlem (TEKOB) işlemlerinde görev almaktı. Görev yaptığım bu dönem içerisinde Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan 'a yönelik suikast iddiasıyla ilgili gözaltına alınan A.Ö. isimli terör örgütü üyesi şahsın yakalanması, ayrıca adliye, valilik ve emniyet müdürlüğü gibi kamu binalarını hedef alan bombalı eylemlerin yapılması ile ilgili yaklaşık 7-8 kişinin canlı bomba eylemleri öncesinde yakalanmış olmaları tamamen önleme amaçlı dinlemelerden elde edilen bilgiler çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Bütün bunlar göz önüne alındığında biz kurum olarak önleme dinlemelerinin gerekliliğine, faydasına inandığımız için evrakın sürümcemede kalmaması amacıyla bazen de detayları kontrol etmeden evrakları imzaladığımız olmuştur. Kastımız asla söz konusu olmaz. Öncelikle bana isnad edilen suçların hiçbirisini kabul etmiyorum. Benim bir kamu görevlisi olarak yine kamu görevi yapan ve suçla hiçbir alakası olmayan hakim savcı sınıfındaki şahısları bilerek isteyerek kasıtlı bir şekilde dinlenmesi olayını başkaları tarafından düzenlenen bu eyleme katılmam asla söz konusu olamaz. Bu dinlemelerde bazen hiç suçu olmayan insanlar da dinlenebilmektedir. Bunun sebebi alınan yanlış istihbarat bilgileri olabileceği gibi yapılan çalışmaların da çoğu zaman kesin sonuç vermeyebileceği gerçeğidir. Burada esas itibariyle bir suç olgusunun araştırılması amaçlanmaktadır. Suça giden yolda bir ön araştırmadır. Böyle düşündüğümüzde de bir hakim savcının suç örgütleri içinde yer alacağı düşüncesiyle onların bilinçli bir şekilde dinlenmesi söz konusu olamaz. Olsa olsa yanlışlık neticesi dinlenmiş olabilirler. Bunda da asla kasıt yoktur. Ben görev yaptığım süre içerisinde hep yasalara uygun hareket ettim. Suç işleme iradesiyle ve kastıyla hiçbir eylemim olmadı. Buradaki de iyi niyetimle işlemlerin yürütülmesi amacıyla atmış olduğum bir imzadır. Kastım yoktur, suçsuzum dedi. Ben bu evrakların düzenlenmesinden sonra iki yıl kadar bir zamandır Trabzon'da görev yapıyorum. Orada da görevim Trabzon İstihbarat Müdürlüğü'nde Müdür Yardımcılığı'dır.”




Kaynak: www.sonsayfa.com

Etiketler :

YORUMLAR



Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM HABERLERİ

Alanya Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından Oba Mahallesi’nde Nazmi Yılmaz Sağlık Merkezi’nin çevre düzenlem..
Alanya Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü, dün Alanya Belediyesi Mahmutlar Hizmet Binasında esnaf toplantısı d..
Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Antalya’da geçirdiği trafik kazasının ardından felç kalan ve kimliği belirle..
Antalya Milli Eğitim Müdürlüğü, uyuyan sınıfın öğretmeni hakkında suç duyurusunda bulundu.
Terör örgütü PKK'nın yöneticisi olan Cemil Bayık, Hükümete açık açık ültimatom verdi. Bayık, Hükümet'in üzerine düşeni y..
İdam olaylarıyla sık sık gündeme gelen İran’da bu kez halka açık infaz gerçekleştirildi. Tecavüz ve silahlı soygundan su..
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
ALMAN çiftin öldürülmesi olayıyla ilgili gözaltına alınan bahçıvan Şeref Ö.'nün..
ANTALYA’NIN Alanya İlçesi’nde yakınlarının uzun süredir haber alamadığı Alman Pe..
Alanya’da 10'uncusu düzenlenen Gökbel Yağlı Pehlivan Güreş Festivalinde Osman Ay..
Alanya'dan Antalya istikametine giden Fettah Gümüş idaresindeki minibüsün park h..
Alanya doğumlu olan genç siyasetçi Aykut Akın, İstanbul’da sürdürdüğü Siyaset Bi..
ANTALYA’NIN Alanya İlçesi’nde üzerinde 2 kişinin bulunduğu motosiklete Ahmet Ö.’..
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR